Cilt Gençleştirme Tedavisi

Yaşlanma tüm organlarda oluşan ancak en çok deride fark edilebilen bir süreçtir. Deri yaşlanmasında genetik yatkınlık önemli bir faktör olmakla beraber güneşe maruz kalma, fiziksel ve kimyasal olaylara aşırı maruziyet (makyaj, mesleksel kimyasal maddeler…) , sigara kullanımı, aşırı alkol kullanımı, diyet alışkanlıkları deri yaşlanmasını hızlandıran başlıca faktörlerdir. Cilt kendini sürekli yenileyerek yaşlanma etkilerini onarmaktadır belli bir yaştan sonra hücrelerde yapılan onarım süreci yavaşlar. Cildin kolajen üretimi düşer, destek tabakasını oluşturan bağ dokusundaki elastik liflerin kaybolması ile de cilt gevşemesi, kırışıklıklar, güneş lekeleri, cildin giderek incelmesi gibi yaşlanma belirtileri ortaya çıkar.

Günümüzde genç bir görünümü sürdürmek veya yeniden kazanmak pek çok insan için kaygı yaratan önemli bir durum haline gelmiştir. Zamana ve dış faktörlere bağlı deri yaşlanması ile mücadelede en temel yaklaşım cilt tipinize uygun ürünlerle cildinizi temizlemek, nemlendirmek ve bilinçli bir şekilde güneşten korunmaktır. Oluşmuş deri yaşlanma belirtileri ile mücadelede ise günümüzde pek çok tedavi yaklaşımı bulunmaktadır. Bu yöntemlerin başlıcaları botilinum toksin enjeksiyonu, dermal dolgular, kimyasal peeling, mikroiğneleme, PRP, mezolifting, lazer, radyofrekans ve ultrasound enerjisi ile cilt gençleştirme işlemleridir. Bu yöntemler tek başına veya kombine olarak uygulanabilir. Hangi yöntemin uygulanacağına kişinin beklentisi ve cilt yapınıza göre hekiminiz karar vermelidir.